Felç, çeşitli nedenlere bağlı olarak beyin, omurilik veya çevresel sinirlerin fonksiyonunu kısmi veya tam olarak kaybetmesidir.
 
 
Özellikle steroidler olmak üzere uzun süreli immünosüpressif ilaç almamis olanlarda ve ciddi eklem deformitesi olmiyanlarda 15-25 seansta total remisyon saglanmakta ve ciddi tekrarlara rastlanmamaktadir.
 
 

Vakanın eskiliğine ve konkalaraki ve konjoktivadaki reaksiyonun şiddetine göre 10-30 seanslık tedaviyle tamamen geçer. Ciddi seröz otit vakalarında bile akut şikayetler birkaç seansta kontrol altına alınır.

 
ANASAYAFA LAZER AKUPUNKTUR TEDAVİLER MAKALELER İLETİŞİM
büyültmek için tıkla
1984 Yılından beri Nöroloji, Romatoloji ve Allerji alanında AĞRI, FELÇ VE ALLERJİK hastalıkları DÜŞÜK ENERJİLİ laserlerle tedavi etmekte ve 1985 yılından beri de bel fıtığı tedavisi yapmaktayız. Bel fıtığında laser tedavisi, radikal (şifa ile sonuçlanan) bir tedavi olup hastada anatomik iyilik meydana gelmektedir. yani tedavi sonrası gerek Computerised Tomografi (Bilgisayarlı film), gerekse Manyetik Resonans Görüntüleme yöntemiyle incelendiğinde fıtık görülmemektedir. Oysa Fizik Tedavi de dahil, ameliyat dışındaki diğer bütün tedavi yöntemlerinde anatomik iyilik meydana gelmemekte ve kısa süre sonra hasta benzer şekilde yeniden rahatsız olmaktadır. Ameliyattan sonra bile aynı mesafeden nüksler (tekrarlar) sık sık olmakla birlikte, laser tedavisinden sonra aynı mesafeden nüks olasılığı, %2-3'ü geçmemektedir.
LASERLE BEL-BOYUN FITIĞI TEDAVİSİNİN ÜSTÜNLÜKLERİ
1. Hiçbir yan etkisi yoktur.

2. Hasta, şikayetleri ve muayene bulgularının ciddiyetine göre 5-10 günlük bir istirahat dışında işine devam edebilmektedir. Oysa diğer yöntemlerde en az 10-20 gün mutlak yatak istirahati sonunda hasta rahatlamamışsa ameliyat önerilir. Ameliyat sonu asgari 1.5-2 aylık istirahat verilir. Hastanın ameliyat sonu, ameliyat başarılı geçmişse bile eski verimliliğine ulaşması için yine en az 6 ayın geçmesi gerekir.

3. Anestezi ve ameliyat komplikasyonları gibi bir riski olmadığı gibi, tedavideki başarı oranı %99'dur.

4. Hastada bulunan, his kaybı, refleks kaybı, kaslarda incelme (atrofi) ve kuvvet kaybı gibi nörolojik kusurlar da tamamen geçmektedir. Oysa başarılı bir ameliyattan sonra bile nörolojik kusurların pekçoğu tamamen geriye dönmez.

5. Tedavi sırasında hasta yanma, ağrı vb.gibi herhangi bir rahatsızlık duymamakta ve ilk hafta sonundan itibaren genelde işine devam edebilmektedir.

6. Tedavi süresi, vak'anın ciddiyetine göre 10 ila 35 seans arasında değişmektedir.

7.Diğer tedavi yöntemleri ve ameliyatla karşılaştırıldığında, özellikle işgücü kaybı dikkate alındığında, laser lehine kıyaslanmıyacak bir maliyet ve konfor farkı olduğu görülecektir.

TEDAVİNİN ÖZELLİKLERİ VE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN ŞEYLER
Laser tedavisi, birçok sorunu kökten çözmesi, beraberinde başka tedaviler gerektirmemesi ve hiçbir yan etkisinin bulunmamasıyla en ideal tedavi yöntemidir. Laserin cilde penetrasyonu (giriş derinliği) 1-35mm. arasında değişmektedir. Yani bel/boyun fıtığı dahil birçok rahatsızlığın tedavisinde hedef organ veya dokuya doğrudan bir etkiye sahip değildir. Etkisini cildin üzerinde çok yüzeyde bulunan reseptörleri (sinir uçları) uyararak gösterir. Bu etki, sinirler aracılığıyla beyine ulaştırılarak beyinin, vücudun iyileştirici güçlerini harekete geçirmesiyle meydana gelir. Bunu cildde bir kesi veya kırığın meydana gelmesiyle vücutta meydana gelen tepkiye benzetebiliriz.

Laserin vücudun savunma sistemini harekete geçirerek etki etmesinden ve sadece vücudun kendi güçlerini kullanmasından dolayı da herhangi bir yan etkisinin olması mümkün değildir. Bir başka deyişle vücudu bir bilgisayara benzetirsek, hastalık tedavisinde laser uygulanan nokta ve alanları bilgisayarın tuşlarına benzetebiliriz. Bu anlamda da, uygun nokta ve alanlar seçildiği takdirde laser ve akupunkturla vücudun istenilen alanına rahatlıkla ulaşabiliriz. Laser tedavisinin yavaş yavaş ilerlemesi tamamen bu etki mekanizmasıyla ilgilidir.

Tedavi sırasında hastaların %2-5 inde ilk günden itibaren rahatlık başlamakta; %90-95 inde tedavinin sonlarına kadar zaman zaman çok rahat, zaman zaman ağrılı olarak dalgalı bir gidiş; %2-5 hastada ise ilk günlerden itibaren ağrılarda başlangıçtakinin üzerinde artışlar olmakta ve tedavi oldukça gürültülü seyredebilmektedir. Hatta ağrının ön planda olmadığı, uyuşma ve kuvvetsizliğin ön planda olduğu bazı hastalarda ağrı başlıyabilmektedir. Bütün bu tepkilere rağmen bel fıtığı tedavisinin başarı oranı %98-99 lardadır. Yine nadiren bazı hastalarda tedavinin bitiminde bir miktar ağrı devam etmekte, tedavinin bitiminden 15-60 gün sonra ağrılar tamamen geçmektedir.

Laser tedavisinin süresi hastanın yaşı, fıtığın durumu ve önceden kullanılan ilaçlara bağlı olarak değişmektedir. Genelde diğer tedavi yöntemlerinin aksine, özellikle ağrılı vak'alarda, yaşlı ve obez hastalarda ağrılar daha çabuk geçmekte, gençlerde daha gürültülü seyretmektedir. Hasta özellikle kortizon içeren iğne ve ilaç almışsa tedaviye yanıt daha geç olabilmektedir. Ameliyat olmuş hastalarda da tedavi daha uzun sürmektedir. Özellikle ameliyat yerinde hipertrofik skar ve/veya fibrozis oluşmussa 60-70 seans tedavi gerekebilmektedir.

Boyun fıtığının tedavisi, bel fıtığına göre daha gürültülü seyretmekte ve hastaların %20-30 unda rahatlama hemen başlamaktayken büyük çoğunluğunda tedavinin 10-12. seanslarına kadar ciddi ve ani gelen ağrılar devam edebil-mektedir. Hastalar, tedavinin başlangıcında durumun ciddiyetine göre 5-7 gün süreyle mümkün olduğunca tedaviye gelip gitme dışında yatmalıdırlar. Ondan sonra yavaş yavaş ev içinde dolaşıp ayakta hafif işlere başlıyabilirler. Tedavinin ilk haftalarında ve bazen ilk aylarında oturma ve eğilmekle ağrı hissedilmesi doğaldır. Özellikle oturma ve eğilme ağrısı en son geçecek olan ağrıdır.

Tedaviden sonra beldeki iyileşme faaliyeti devam etmekte ve bu süreç 5-6 aya kadar uzayabilmektedir. Ancak bu sürenin sonunda yapılacak CT veya MRI incelemelerinde bel veya boyundaki fıtığın yokolduğu görülebilmektedir. Mamafih bazı hastalarda yaklaşık 1 ay sonra çekilen fimlerde dahi fıtığın geçtiği veya en azından önemli ölçüde gerilediği görülebilmektedir.

Yukarıda açıkladığımız şekilde tedavi yavaş yavaş ilerlediği için hastanın özellikle bu 5-6 aylık dönemde çok dikkatli olması gerekmektedir. Bilhassa eğilmek ve eğilerek iş yapmak, göz seviyesinden yukarı ve diz seviyesinden aşağıya birşeyler alıp koymak, ağırlık kaldırmak ve uzun süreli oturmak son derece sakıncalıdır. Yine öksürme ve aksırmalarda çok dikkatli olunmalı ve dengesiz pozisyonlarda öksürmemeye dikkat edilmelidir. Ancak bu dönemin sonunda hasta fıtık öncesi sağlığına kavuşacak ve bütün bu kısıtlamalar da kalkacaktır.

Fıtığın oluştuğu disk, sert kıkırdak halkalar ve ortasında yumuşak jel kıvamında çekirdekten oluşur. Kıkırdak halkaların çeşitli nedenlerle aşınıp yırtılarak jelimsi kısmın omurilik kanalı ve/veya sinir köklerinin bulunduğu kanallara doğru fırlaması, bu nedenle de omurilik, omurilik zarı ve/veya sinir kökünü sıkıştırması, bizim fıtık diye adlandırdığımız şeydir.

Disk, birçok dokunun aksine doğrudan kan damarlarıyla beslenmez. Beslenmesini çevre damarlardan besinlerin difüzyonuyla (yayılmasıyla) sağlar. Difüzyon olayında ise diske binen pozitif ve negatif güçlerin, yani hareketin çok büyük bir önemi vardır. Son zamanlarda bel/boyun fıtığı vak'alarının artması, günlük modern yaşamın kolaylıklarını insanların yeterince tolare edememesinden kaynaklanmaktadır. Ev araç-gereçlerinin otomasyonu, ulaşımın otomasyonu ve iş yerinde daha çok masa veya makina başına bağlı bir yaşantı, insanları giderek bedensel faaliyetlerden uzaklaştırmaktadır. Bu, bir yandan şişmanlama, öte yandan da kas yapısında azalma ve hantallaşmayı beraberinde getirmektedir.

Bütün bahsettiklerimizin sonucunda yeterli fiziksel aktivite yoksunluğuna bağlı diskin beslenmesi bozulmakta ve dejenerasyon erken başlamaktadır. Öte yandan bel-karın kaslarının güçsüzlüğü ve dengesizliği sonucunda diske dengesiz ve anormal güçler binerek fıtığın oluşması için gerekli koşullar da hazırlanmış olmaktadır.

Burada hastalar tarafından çokça ihmal edilen bir noktaya özellikle dikkat çekmek gereklidir. Bir mesafeden fıtık geçiren hastanın, bir başka mesafeden de fıtık geçirme şansı, hiç geçirmiyenlere göre daha fazladır. Bu nedenle bütün hastalarımıza tedavinin bitimi ve ağrılı dönemin sona ermesinden sonra bel ve karın kaslarını geliştirmek için basit egzersizler ve özellikle düzenli yürüme ve yüzme önermekteyiz.Bu egzersizleri ise bir yaşam alışkanlığı haline getirmelerini, yani sürekli olarak sabah akşam yapmalarını istemekteyiz.

Gerçekten de yaklaşık 17 yılı aşkın deneyimimizde, nüksle gelen bel fıtığı vak'alarında %2-3 gibi aynı yerde fıtığa rastlarken diğer hastalarda bir başka mesafede fıtık oluştuğunu gördük. İstisnasız bütün hastalar ise egzersizi tamamen terketmiş olanlardı.

Bel ve karın kaslarını güçlendirmek için çok basit hareketler önermek-teyiz. Hastaların büyük çoğunluğu rahatlar rahatlamaz egzersizleri terketmekte ve genelde zaman bulamamaktan yakınmaktadırlar. Oysa sabah yataktan kalmadan ve gece uykuya dalmadan 5 er dakikayı en meşgul kişi dahi rahatlıkla ayırabilir. Yeter ki olayın cidiyeti kavransın ve bu davranış bir yaşam alışkanlığı haline getirilebilsin.

Hastalara önerdiğimiz hareketler zorlanmadan ve ağrı sınırına kadar yapılacak hareketlerdir. Harekete başlama zamanı olarak da, akut atağın geçtiği ve ağrıların azaldığı dönemi önermekteyiz. Egzersiz sırasında ağrı olduğu takdirde rahatlıyana kadar o harekete ara verilmelidir.

Bel Fıtığı Egzersizleri:

Hasta sırtüstü yatarken


1. Önce tek tek, sonra ikisini birden sırayla dizler ellerin yardımıyla karna çekilecek

2. Dizler yarım bükük, ayak tabanları yere temas edecek şekilde yatıp karın ve bel kasları kasılarak belin çukur kısmı yere değdirilmeye çalışılacak.

3. Dizler bükülmeden bacaklar kalçadan kaldırılacak.

4. Her iki bacak dizler bükülmeden 10-15 santim kaldırılıp sırayla kaslar güçlendikçe 5, 10 ve 15'e kadar sayılıp indirilecek.

5. Eller yanda, hiçbir yerden tutunmadan, ayaklar bir yere takılıp veya tutturularak sağa sola eğilmeden düzgünce oturulup yatılacak.

Ağrılar %90 geçtikten sonra yüzükoyun yatarak:

1. Dizler bükülmeden bacaklar sırayla kalçadan kaldırılacak.

2. Eller yanda, yerden ellerle kuvvet almadan göğüs mümkün olduğunca kaldırılacak ve yine kasların kuvvetlenmesine paralel olarak 5, 10 ve 15'e kadar sayılarak durup sonra rahatlanacak.

Boyun Fıtığı Egzersizleri

1. Dört yöne doğru baş sırayla ve yavaş yavaş hareket ettirilecek.

2. Baş sırayla sağdan sola, soldan sağa doğru çevirilecek.

3. El ayasıyla başın sırayla ön, arka, sağ ve sol taraflarından başa doğru bastırılırken, baş ele doğru bastırılacak.

 

Adres: Atatürk Cad. Filiz Apt. 29/1 ADANA
Tel: 0322 4533671 , 0322 4546529

LAZERNEDİR? AKUPUNKTURNEDİR? BİLİMSEL MAKALELER